• 6 August Tuesday
  • MMO
Uluslararası Üretim Zincirleri Bağlamında Türkiye Otomotiv Sektörü, Güncel Otomotiv Teknolojisi ve Teknoloji Transferi-III

Makina Bülten’in Haziran 2019 sayısında yayınlanmaya başlanmış olan yukarıdaki başlıklı yazı dizisinin ilk alt başlığı olan “Uluslararası Üretim Zincirleri Bağlamında Türkiye Otomotiv Sektörü” ile bu sayıda devam edilmektedir.

Mertkan Akay                             

Makina Mühendisi

MMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi

Neoliberal çağ sürecinde sermaye-emek ilişkisinin nasıl geliştiği bu yazının konularından birisidir. Yazının bu bölümünde, üretimin ve üreticilerin dönüşümü ile çalışan sınıfın küresel bağlamda tarihsel ve panoramik manzarası sunulmaktır.

Sermayenin, dış kaynak kullanımının son otuz yıl boyunca yaydığı orman yangını, yeni ucuz kaynaklar ve kolayca sömürülebilir emek gücü ebedi arayışı için genişlemiş ölçüde devamıdır. On dokuzuncu yüzyılın ortasında Avrupa’da bir sızıntı gibi başlayan eğilim, yirminci yüzyılın başlarında Kuzey Amerika’da dere ve ardından yüzyılın sonunda da sel baskınına dönüştü.

Sistematik bir firma modeli yapılanması olarak işler ülke içinde sendikalı tesislerden sendikasız tesislere taşınmanın yanı sıra diğer ülkelerdeki sendikası olmayan tesislere kaydırıldı. Modern ücret-arbitraj odaklı üretim dış kaynak kullanımı on dokuzuncu yüzyıl ekonomisinin çeşitli kollarında bulunabilir. Kapitalist kalkınmanın her aşamasında önemli rol oynayan giysi ve tekstiller, ücret-arbitraj tahrikli üretimin dış kaynak kullanımı ile ilgili birçok erken örnekler sunar.

Sanayi devriminin ilk aşamalarında güç makinelerinin devreye girmesi yaygınlaşmadan önce hammaddelerin nihai mallara dönüştürülmesi işlemlerindeki çeşitli aşamalar tek bir fabrikada gerçekleşiyordu. Genellikle bu süreç hammaddeleri son işlem için hazırlayan evde çalışanlar ordusu tarafından destekleniyordu. Takip eden yüzyıllarda, mekanizasyonlaşma dalgaları ulusal sınırlar içinde, konsantrasyon ve uzmanlaşmayı teşvik etti. Bu iki yüzyılda, uluslararası ticaret genellikle hammaddeler ve nihai ürünlerden oluşuyordu. Neoliberal küreselleşme, ulusal sınırlar üzerinden üretim ve değer yaratma zincirindeki bağlantıları genişleterek bu resmi derinden dönüştürmüştür. Üretimin küreselleşmesi nedeniyle bugün sanayileşme 20 yıl öncesinin ihracata dönük nihai ürün sürecinden farklıdır. En büyük fark doğrudan yatırım sonucu firma içinde olsun veya taşeronluk yolu ile olsun uluslararası ticarette ara malların ortaya çıkmasıdır. Ancak bu, dış kaynak kullanımının ara malların ticaretine indirgeme anlamına gelmez. Düşük ücretli ülkelerden ileri sanayi ülkelerine nihai ürünlerin ihracatı devam etmektedir.

Başka bir ifade ile uluslararası iş bölümünde yaşanan dönüşüm aşağıda sıralanan noktaları kapsar. Üretimin küresel ölçekte örgütlenmeye başlaması, geleneksel sanayi merkezlerindeki üretim birimlerinin esas olarak ücret-arbitraj nedenli olarak az gelişmiş ya da gelişmekte olan çevre ülkelere kaydırılmaları ve bu birimlerin küresel pazarlara dönük üretimlerini gerçekleştirmeleri yeni uluslararası iş bölümünün temel karakteristiklerini oluşturmaktadır.

Küresel pazarlar için üretim yapan merkezler,

I.                    İthal ikameci dönemde, yurt içi üretimi için kurulmuş ve gerekli alt yapıya sahip,

II.                  II. Sanayi ve hizmet sektörünün kullanımı için gerekli liman, havalimanı gibi altyapı tesisleri ile donatılmış merkezlerdir.

Neoliberal dönemde ortaya çıkan üretimin küreselleşmesi ile ilgili kayda değer başlıklar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

·         İmalat sanayinde üretim kaydırmaları sadece sanayi ülkelerinden diğer sanayi ülkelerine ya da sanayi ülkeleri içinde gelişmiş bölgelerden geri kalmış çevre bölgelere değil, aynı zamanda ve artan oranlarda sanayi ülkelerinden gelişmekte olan ülkelere doğru yaşanmaktadır.

·         Serbest üretim ve serbest ihracat bölgeleri, özellikle geç kapitalistleşmiş ülkelerde hızla yaygınlaşmaktadır. Bu bölgelerin temel karakteri küresel pazarlara yönelik yarı mamul üretmeleri için fabrikaların kurulmasıdır. Bu fabrikalar sadece kuruldukları ülkenin pazarına değil dünya pazarına da üretim yapmakta ve rekabet yetenekleri olmasına karşın istikrarsız, parçalanmış yapıları ile yerel ekonomi ve toplum üzerinde parazit konumunda olan üretim birimleridir.

·         Erken kapitalistleşmiş ülkelerdeki geleneksel üretim birimleri, geç kapitalistleşmiş ülkelerdeki üretim birimlerinin maliyet açısından avantajları nedeni ile tehdit altındadır.

·         Kapitalist üretimin uzun yıllar, az sayıdaki geleneksel merkezde yoğunlaşması durumu ortadan kalkmıştır. İşgücünün maddi üretiminin ve yeniden üretiminin toplumsal koşulları (çalışma, toplu sözleşme ve yatırım yasaları, sosyal sigorta aile politikası vb.) bu sürecin etkisi ile çeşitlenmiş uluslararası düzeyde merkezileşmiş ve farklılaşmıştır.

·         Kapitalist dünya ekonomisi açısından merkezileşme ve toplumsal farklılaşma kapitalizm açısından büyümenin yavaşladığı dönemlerde belirgin bir eğilimdir.